Biyolüminesans, halk arasında yakamoz olarak bilinse de, bazı canlı organizmaların, bazı kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşturdukları biyolojik ışık üretme becerisine denir. İsmi Yunanca "bios" (“yaşam”) ve Latince "lumen " (“ışık”) kelimelerinin birleşiminden gelmektedir ve bir tür “soğuk ışık”tır. Yani biyoluminesansta elektronlar hiç ısı çıkartmayan bir reaksiyon gerçekleştirirler. Bu nedenle gelen enerjinin %3’ünü ışığa, %97’sini ısıya çevirebilen ampulün aksine biyoluminesansın kimyasal sürecinde üretilen enerjinin tamamına yakını ışığa çevrilir. Yani bir anlamda çok ekonomik bir ışık kaynağı üretilmiş olur.
Gecenin karanlığında denizden yükselen bu garip mavi ışıklar eski Yunanlılar tarafından yıldırımlara benzetilmiştir. Kimi çevreler bu ışıkların Zeus’un yıldırımları olduğuna inanırken, kimileri de biyoluminesansları “şeytani bir ışık” olarak nitelendirmiştir. Bu inanış öylesine kuvvetli olmuştur ki, günümüzde bile biyoluminesanslarda etkili olan enzim ve pigmentin isimlerine yansımıştır.
Bunlara en iyi örnek olarak, yakamoz olayları ve ateşböceklerinin ışıması verilebilir.
